Geçtiğimiz günlerde yaşanan bir trajedi, Türkiye'de kadına yönelik şiddetin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Eşi tarafından kızıyla birlikte katledilen bir annenin son sözleri, hem yürekleri burktu hem de toplumun gündeminde büyük yankı uyandırdı. 30 yaşındaki Merve A., ailesi ile birlikte bir yaz sabahı evinde korkunç bir olayın kurbanı oldu. Eşi Ziya A. tarafından pusuya düşürülerek katledilen Merve, geride bıraktığı mesajlarla toplumda ciddi bir uyanış yaratmaya çalıştı.
Merve A., İstanbul'da yaşayan bir ev hanımıydı. Hayatının çoğunu ailesine adayan Merve, son dönemde yaşadığı zorluklarla boğuşmaktaydı. Kocasının kendisine karşı uyguladığı şiddet ve psikolojik tehditler Merve’yi derinden yaralamıştı. Dostlarına, "Bu gitgide daha da kötüye gidecek. Sonum iyi olmayacak" şeklinde uyarılarda bulunduğu biliniyor. Bu sözleri, yaşadığı zor günlerin önceden belgesel gibi karamsar bir öngörüyle süslendiğini gösteriyordu.
Merve'nin hastanede kalp krizi geçiren annesi, kızı Elyasa'nın geleceği için endişeliydi. Oğlu Ziya, Merve'nin depresyon belirtileri gösterdiğini ve bu durumu kendi iş hayatına da yansıttığını bildirmişti. Aile dinamiklerinin çökmesine, Merve'nin evden çıkmaktan korkmasına ve dış dünyadan tamamen soyutlanmasına neden oldu. Ancak, Merve bu durumun yalnızca kendi hayatını değil, kızının geleceğini de tehdit ettiğini fark etti.
Olayın yaşandığı gün, Merve'nin yakın arkadaşları, onu arayarak bir araya gelmek istediklerinde, Merve'nin "biraz yalnız kalmaya ihtiyacım var" dediği belirtildi. Arkadaşları, onun bu isteğinin nedenini anlayamadı. Ancak Merve'nin bu sessiz çığlığı, onun hayatında yaşadığı korku dolu günlerin bir yansımasıydı. Ziya A., Merve'nin bu durumunu daha da suistimal ederek, her geçen gün baskıyı artırdı. Merve, yaşadığı psikolojik şiddet ve fiziksel tehdit nedeniyle çıkmaza girdi.
Olayların gelişimi sonucunda Merve ve kızı Elyasa, Ziya A. tarafından akşam saatlerinde evde saldırıya uğradı. Ziya A., Merve'yi ve küçük kızı Elyasa'yı aralarında çıkan bir tartışma sonucu acımasızca katletti. Olay, komşuların ihbarıyla ortaya çıktı ve Ziya A., infaz gibi gerçekleşen bu olayın ardından kayıplara karıştı.
Bu trajedi, yalnızca bir ailenin değil, tüm toplumun yüreğinde derin yaralar açtı. Merve’nin hayatı ve ölümü, kadın cinayetleri konusunun bir kez daha gözler önüne serilmesine neden oldu. Özellikle sosyal medya üzerinden başlatılan kampanyalar, Merve’nin sesi olmayı ve kadın cinayetlerine karşı mücadele etmeyi hedef aldı. Merve A.’nın son sözlerinin, pek çok kadına ilham vermesi ve toplumsal farkındalığı artırması amaçlandı. Herkes, etkin çözüm önerileri ve farkındalık projeleri geliştirmeye başladı.
Bu üzücü olayın ardından, kadınların karşı karşıya olduğu sorunların daha görünür hale gelmesi gerektiği vurgulanırken, aynı zamanda bu tür olayların önüne geçmek için devlet, sivil toplum kuruluşları ve bireyler olarak topluca mücadele etmemiz gerektiği konusunda fikir birliğine varıldı. Merve’nin hayat hikayesinden yola çıkarak, her bir kadının kendi sesiyle topluma katkıda bulunması için cesaretlendirilmesi gerektiği düşünülüyor.
Sonuç olarak, Merve A. ve kızı Elyasa'nın hikayesi, Türkiye'de kadına yönelik şiddetle mücadelede bir dönüm noktası olmalı. Hiçbir kadın, yaşadığı travmalarla yalnız kalmamalı ve destek almak için sesini duyurabilmelidir. Bu tür trajedilerin önüne geçmek adına hem bireyler olarak hem de toplumsal düzeyde farkındalık yaratmak büyük önem taşıyor. Merve’nin anısı, gelecekte daha sağlıklı bir toplumda yaşama umudunu yeniden yeşertiyor. Onun için adalet sağlanmalı ve sesi, kadına yönelik şiddetle savaşımda sesimiz olmalı.